 |
| Sazova Bilim Ve Kültür Parkı |
İnsan
Eskişehir gibi güzel bir şehirde koşunca, koştuğu yarıştan çok gezdiği gördüğü
yerleri anlatmak istiyor. Bu benim Eskişehir'e ilk gidişim değildi, birkaç sene
önce iş için gitmiştim. Fakat pek fazla gezme fırsatım olmamış, güzelliklerini
fark edememiştim. Kadıköy Runners'tan arkadaşlarla gittiğimiz bu masal diyarı gibi şehirde
havanın da güzel olmasıyla harika bir haftasonu geçirdik. İki gün bize yetmedi.
Daha gezemediğimiz göremediğimiz bir çok yer kaldı. Belediyecilikte örnek bir
şehir gerçekten. Denizi olmayan bu şehire plaj, kanallları olmamasına rağmen
gondol getirilmiş, Disneyland olmamasına rağmen Sazova'daki gibi harika bir
tema park yaratılmış. Şehrin merkezi, kavşaklar heykellerle süslenmiş. Öğrenci
şehri olmasının da etkisiyle gece gündüz canlı ve enerjik... Fiyatlar her yerde
çok uygun. Herkesin buraya gelmesini ve görmesini tavsiye ediyorum. Kendinizi
Türkiye'de değil de bir Orta Avrupa şehrinde gibi hissediyorsunuz.

Gelelim
yarışa ve organizasyona... Öncelikle New Balance yıl içersinde en çok koşu
etkinliği düzenleyen markaların en başında geliyor belki. Bu yüzden kendilerine
teşekkür etmek gerek. Bozcaada, Büyükada ve son olarak da Eskişehir 2013'te
düzenledikleri organizasyonlar (mayıs ayından önce de başka yarışlar
düzenlenmiş olabilir, eksik saymış olmak istemem). Daha önce Bozcaada ve
Büyükada'yla ilgili izlenimlerimi yine bu blogda paylaşmıştım. Merak edenler,
görmemiş olanlar dönüp okuyabilirler. Eskişehir, yukarıda özetlediğim gibi çok
güzel bir şehir ama parkur olarak Bozcaada ve Büyükada'dan sonra geldi benim
için. Eğim açısından çok daha düz ve koşması çok daha kolay bir parkur olmasına
rağmen 10'ar km'den aynı yol üzerinde 2 tur atarak yarı maraton koşmak beni
biraz soğuttu. Doğal güzellikler açısından da tabiki bir Bozcaada bir Büyükada
değildi asla. Nihayetinde ne kadar güzel bir yer olsa da şehrin içinden
koşuyorsunuz. Koşarken arabalardan yükselen tepkiler, korna sesleri, kaos
ortamı hatta küfürler... Bunlar yerine herhangi bir adada koşup yokuş
tırmanmayı tercih ederim açıkçası. Dolayısıyla bu parkuru sevdiğimi v pek keyif
aldığımı söyleyemeyeceğim.
 |
|
Eskişehir
ilk kez böyle bir organizasyona ev sahipliği yaptığı için trafiği ve bağlantı
yollarını kesme gibi konularda bir parça acemilik hissedildi. Belediyenin ve
valiliğin önümüzdeki yıllarda daha özenli ve düzenli olacağını sanıyorum. New
Balance'a gelince; yarıştan önceki gün kitleri alırken bir sorun yaşamadık.
Fakat makarna partisi belirtilen saatte başlamadı. İnternet sitesi, gönderilen
e-mail ve broşürlerde partinin saat 14:00'te başlayacağı belirtilmişti ama o
saatte ortada makarna partisini "p"si bile yoktu. Biz de makarnayı
beklemek yerine aç olmamıza rağmen şehri gezmeyi tercih ettik. Yarış tişörtleri
Büyükada'daki tişörtlerle aynıydı. Büyükada'da ilk giydiğimizde çok beğenmiştik
ama bu sefer farklı bir tasarımla farklı bir tişört dağıtılabilirdi.
Bozcaada'da yarı maraton koşucularına 15. km'den sonra yarımşar muz verilmişti
su istasyonlarında ve çok iyi olmuştu. Bu sefer böyle bir sunum yapılmadı.
Bunlar benim gözüme çarpan eksiklikler oldu. Onun dışında organizasyonda bir
sıkıntı görmedim.

Yarış
benim açımdan nasıl geçti diyecek olursak... 17 Kasım'da koşacağım ilk
maratonum İstanbul öncesi kendime 3 yarı maraton bitirme ve tecrübe etme hedefi
koymuştum. Bu yüzden aynı gün Geyik Koşusu olmasına rağmen Darıca'yı, Salomon
Trail Run yerine de Eskişehir'i tercih ettim. Darıca yazımda da belirtmiştim,
patika koşularındaki dinamikler, strateji, teknik, taktikle yarı maraton ve
maratondakilerin tamamen farklı olduğunu düşünüyorum. İkisinin de tek ortak
noktası "koşmak" kavramı ve ayaklar. O yüzden maratona en yakın
pratik olduğundan, maraton koşacak, hele hele ilk kez maraton koşacak kişilerin
muhakkak bir kaç kez yarı maraton koşmalarının tecrübe kazanma, maraton
esnasında strateji ve bireysel tekniklerini geliştirme açısından önemli
olduğunu düşünüyorum. Antreman esnasında haftalık uzun mesafe koşularında da
bireysel olarak 21 ve hatta üstü mesafeler koşulabilir, koşulmalıdır da ama
yarış tecrübesi başka bir şey. Antremanda koşmakla yarışta koşmak çok ayrı.
Yarış tecrübesi arttıkça hem kendinize olan güveniniz artıyor hem de
motivasyonunuz. Benim de öyle oldu; Eskişehir'de 3. yarı maratonumu bitirince
kendime güvenim ve motivasyonum iyice arttı İstanbul Maratonu öncesi.
 |
| Parkurun Röntgeni |
 |
| Performans Tablosu |
Her
seferinde kendimi biraz daha geliştirdim hem süre hem teknik hem starteji hem
zihinsel olarak... Bu 3 yarı maratonda kazandıklarımın karşılığını İstanbul
Maratonu'nda göreceğime inanıyorum. Çok güzel tecrübe kazandırdılar bana. Artık
az kaldı. İstanbul Maratonu'ndan sonra yazacağım blogum için şimdiden
sabırsızlanıyorum :))
 |
| Yarış sonrası Umut İmren'le kendimize gelme çabaları |
 |
| Eskişehir Geceleri, yer: Barlar Sokağı |
 |
| Çiböreksiz olmaz :)) |
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder